Hem anne hem baba tarafından Giritlilik olması nedeniyle otların bendeki yeri apayrı. Annem muhakkak her öğünde soframızda haşlanmış değişik bir ot bulundururdu, bizde kardeşimle çok hoşlanmazdık desem. Üstelik bu otlar diri olurdu ve annemle babamın bu otları yerken aldıkları keyfe şaşardık desem. Radika özellikle hiç sofradan eksik olmazdı. Biraz büyüyüp bilinçenmeye başlayınca bu otların büyüsü bizi de sardı. Ailede uzun yıllar turp gibi yaşayan yaşlı ama gençler bizde bu otlarda bir alamet olduğunu düşündürdü. Bu otlar bir şekilde şifa kaynağıydı... Demek tatillerde Marmaris'e gittiğimizde daha eve varamadan o yorgunluğa rağmen pazardan muhakkak alınan otlarda bir keramet vardı. Evet bugün artık tüm dünyada kabul görüp, sağlıklı beslenmenin temeli olan bu Akdeniz usulü beslenme tarzı artık tüm dünyada üniversitelerde inceleme altında. Bu şifa kaynağı otlar, zeytinyağı ve balık sağlıklı yaşamın temel taşları. Benim ailemin de bu alışkanlığı bana kazandırmasının önemini bu yaşlarımda daha iyi anlayabiliyorum artık.
Benim anneannemden, babaannemden ve annemden gözlemlediğim en önemli nokta otların mümkün olduğunca az pişirilmesidir. Otlar kaynar tuzlu suya atılıp çok az pişirildikten sonra diri diri sızma zeytinyağı ve limon dökülerek ve en kısa zamanda tüketilir. Otların kaynatıldığı su hiçbir zaman dökülmez ve bolca içilir. Otlara farklı aroma katacak baharat, sarımsak vs. konulmaz. Ot yemeklerinin asıl rengi yeşildir, renk katacak salça kullanılmaz ve tatlandırma amaçlı sadece domates az miktarda kullanılır.
Bu etkinlikte çipohorta denilen ve canım İsmoş'umun en güzel yaptığı ot yemeğini seçtim. Çok hoş aromalar ve içerdiği bir çok değişik ot nedeniyle şifalar da içeren bir lezzet bu yemek. Otlar artık talebi çok olduğu için semt pazarlarında ya da manavlarda bulunabiliyor. Daha önce kuzu etli rezene tarifini de vermiştim. Birde annemin çokça yaptığı ve benim aromasından dolayı çok sevdiğim turpotu pişirdim.
Labada da bizimkilerin en şifalı ot diye bahsettiği bir ot. Labadayı aynı ıspanak pişirdiğiniz gibi pişirebilirsiniz ya da zeytinyağlı yaprak sarması gibi pişirebilir asma yaprağı yerine labadayı kullanabilirsiniz.
Çipohorta ( Kipohorta)
Bu anneannemin birçok güzel sebze yemeklerinden en sevdiğim... Çiporta ya da kipohorta diye adlandırılan bu yemeğin adının anlamını Girit yemekleri ile ilgili yayınları okurken öğrendim. Kipos bahçe ve horta ise yenilen yabani ot anlamındaymış. Bu harika zeytinyağlı yemek ılık olarak yeniliyor. Kış aylarında yapılınca içerdiği ayrı yazın ise ayrı. Tekirdağında bahçesinde sayısız ot ve bitki yetiştiren Ülya halam yazın çipohortaya domates ve fasulyenin kendileri dışında yapraklarını bile koyduğunu söyledi.
Çipohorta şu otlarla yapılıyor arapsaçı, ebegümeci, semizotu,pırasa, ıspanak, tilki kuyruğu, dereotu, maydanoz, taze soğan . Yazın ise kabak ( ben şimdi de kabak koydum çok tat katıyor), kabak çiçeği, fasulye ekleniyor. Arapsaçı ( rezene) yemeğin temel otlarından, yemeğe kattığı aroma muhteşem. Ben çipohortaya limon ve un karıştırarak döktüm Ülya halamın öğretileri doğrultusunda. Bu karışım esasında kuzu etli ot yemeklerinde kullanılıyor Girit mutfağında, ancak çipohortaya apayrı tat kattığını düşünüyorum.
Malzemeler
1 büyük kuru soğan ( küp doğranacak)
1 demet taze soğan ( iki parmak eninde doğranacak )
1 demet maydanoz
1 demet dereotu
1 adet pırasa ( ortadan ikiye sonra ince ince doğranır)
1 demet semizotu
250 gr ıspanak
500 gr arapsaçı
2 adet kabak ( yarım ay şeklinde doğranacak)
2 adet domates ( küp doğranacak)
1 büyük patates ( iri iri doğranacak)
1 dolu yemek kaşığı şeker
tuz
1 limonun suyu
1 dolu tatlı kaşığı un
Yapılışı
Tencereye 3-4 yemek kaşığı sızma zeytinyağı konur ve kuru soğanlar bu yağda öldürülür. Daha sonra taze soğanlar eklenir, domates eklenir. Tüm otlar mümkün olduğunca az sayıda kıyılarak eklenir. Sebzeler eklenir, en üste patatesler dizilir, tuz ve şeker konulur. Su kesinlikle eklenmeden otlar kendi suyuyla pişer. Tencerenin altı kapatılmadan limon ve un karıştırılır yemeğe eklenir ve bir taşım kaynar. Ben yemek piştikten sonra üzerine sızma zeytinyağı dolaştırıyorum.
Turpotu
Malzemeler
500 gr. turpotu
1 litre su
tuz
sızma zeytinyağı, limon
Yapılışı
Tencereye suyu koyuyoruz ve tuzu koyup kaynatıyoruz. Otları elimizle mümkün olduğunca az 2'ye veya üç parçaya bölüp kaynar suya atıyoruz ve haşlıyoruz . Otlar rengini kaybetmeden ocağın altını kapıyoruz. Üzerine limn suyu ve sızma zeytinyağı dolaştırıyoruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder