25 Aralık 2007 Salı

Sakızlı muhallebili kadayıflı tatlı

Bu tatlı benim esasında sizlerle bayram tatlısı olarak paylaşmak istediğim bir tarifti ancak eşim bir sürpriz yapıp bayram tatilimizi bir gün önce başlatınca benim tarifi yazacak vaktim kalmadı ve tarifi ancak tatil dönüşü sizlerle paylaşabiliyorum. Sevgili arkadaşım Sevin verdi tarifi, çok lezzetli bir tatlı, ben bayıldım.
Geçmiş bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum...
Sakızlı muhallebili kadayıflı tatlı


Malzemeler

250 gr. tel kadayıf ( elle koparılacak)

3 yemek kaşığı tereyağı

1 su bardağı ceviz ( dövülmüş)

3 dolu yemek kaşığı toz şeker

muhallebisi için:

1 kilo süt

1 paket kremşantiy

5 yemek kaşığı un

6 adet damla sakız ( havanda dövülüp toz haline getirilecek)

1 1\2 su bardağı toz şeker

Yapılışı

Tel kadayıfı elle kopararak küçük parçalara ayırıyoruz. Büyük bir tefleon tavada tereyağını eritiyoruz ve kadayıfları ekleyerek iyice karıştırıyoruz ve kısık ateşte yaklaşık 30 dakika kadar, kadayıfların rengi dönüp, mis gibi kokana dek kavuruyoruz. Ateşin altını kapatıp 3 yemek kaşığı toz şekeri ve cevizi ekleyerek karıştırıyoruz.

Diğer tarafta 1 kg. sütten bir bardağını ayırıp, bir poşet kremşantiyi bu bir bardak sütle yapıyoruz. Kala sütü tencereye koyuyoruz ve 5 yemek kaşığı unu ekleyerek devamlı karıştırıp muhallebi kıvamına getiriyoruz. Şekeri ve damla sakızını ekleyerek iyice karıştırıyoruz. Ocağın altını kapatıp muhallebiyi soğutuyoruz. Yaptığımız kremşantiyi muhallebiye ekleyerek iyice karıştırıyoruz.

Kavurduğumuz kadayıfımızı ikiye bölüyoruz, bir bölümünü borcamın altına döşüyoruz ve iyice elimizle bastırarak şekillendiriyoruz. Üzerine muhallebiyi döküyoruz ve kalan kadayıfı da muhallebinin üzerine döküp elle yayıyoruz. Üzerini cevizlerle süslüyoruz.

22 Kasım 2007 Perşembe

mısırlı brüksel lahanası çorbası, antep fıstıklı yaban mersinli çikolata

En son güncelleme 1 Kasım 2007 !... Eyvahlar olsun... Günler bu kadar hızlı akıp gitmek zorunda mı 30 gün nasıl geçmiş ... Ben tabii evde boş durmuyorum yine yeni yeni tarifler denemeye devam ediyorum ama bir türlü resimlerle uğraşacak, yazılarımı yazacak bir vakit bulamıyorum. Birşeyler yapmayalım, vakit yaratmalıyım ... Benden yeni yazılar bekleyen, mail atan, sayfamı takip eden değerli dostlarıma mahçup olmamalıyım, Tanrım ne yapacağım ufffff... Cumartesi akşamı kafamdan akıp geçen ve beni müthiş huzursuz edip üzen bu düşüncelere bir son vermek için Pazar sabahı ev ahalisi uyanmadan ve biz deliler gibi koşuşturduğumuz ve akşamı ettiğimiz bir güne başlamadan erkenden kalkıp daha önce yaptığım ve çok sevdiğim iki tarifi eklemeye karar verdim. Tabii akşam bize balık ziyafeti çeken Zeynepçiğimin de dürtüğü !....etkili oldu sanırım, günlerden beri beni uyarıp duruyor dünde, " sayfayı açıyorum yine karşımda sütlü balık yeter artık "deyince zaten rahatsız durumda olan ben sabah erkenden faaliyete geçtim. Bu arada yazımın tarihi bir resmi 22 Kasımda yüklediğim için 2 Aralık yerine 22 Kasım olarak yayınlandı...



Kışın çorbalar sofraların vazgeçilmezi oluyor. Çeşit çeşit çorbayı yapıyoruz arada da tat değişikliğine ihtiyaç duyuyoruz , brüksel lahanası benim çok sevdiğim bir sebze, çorbalara da çok yakışıyor, mısırla birlikte olunca da mmmmm...


Antep fıstıklı ve yaban mersinli çikolata da çıtır çıtır ve nefis tadıyla çok güzel bir ikram ve kahvelerinizin çok güzel tamamlayıcısı olacak. Yapımı da bir o kadar basit ...



Mısırlı brüksel lahanası çorbası





Malzemeler

1 su bardağı ince doğranmış brüksel lahanası
1/2 su bardağı konserve mısır tanesi
1-2 yemek kaşığı tereyağı
4-5 dolu yemek kaşığı sıvıyağ
1 1\2 tepeleme yemek kaşığı un
1 diş dövülmüş sarımsak
5 su bardağı su veya tavuk suyu ya da ikisi karışık
1\2 su bardağı süt
1 çay kaşığı
tuz, beyaz biber

Yapılışı

1 yemek kaşığı tereyağını ( tercihinize göre bu sıvıyağ da olabilir) tavada eritiyoruz. Yıkadığımız ve sert diplerini kesip üst yapraklarını temizlediğimiz brüksel lahanasını ince ince doğruyoruz .Tavaya erittiğimiz yağın içine sarımsağı atıp çeviriyoruz ve lahanaları ekleyerek soteliyoruz, tavanın kapağını kapatıp 5-6 dakika kısık ateşte lahanaları yumuşatıyoruz ve ocağın altını kapatıp şekeri üzerlerine döküp bir kenara alıyoruz.

Çorbayı yayapacağımız tencereye tereyağı ve sıvıyağı koyuyoruz, unu ekleyerek devamlı karıştırıp kısık ateşte unun rengini değiştirmeden kavuruyoruz. Yavaş yavaş tavuksuyunu ekleyerek devamli karıştırıyoruz( mümkünse bir çırpıcı telle ), lahanaları ve mısırları ekleyerek bir taşım kaynatıyoruz. Mısırları ekliyoruz ve en son sütü, tuzu ve beyaz biberi ekleyip afiyetle yiyoruz.

Antep fıstıklı yaban mersinli çikolatalar




Malzemeler

3 kare paket bitter çikolata ( 240 gr)

2 paket beyaz çikolata ( 160 gr.)

1 su bardağı tuzsuz iç antep fıstığı

3\4 su bardağı kuru yaban mersini

Yapılışı

Fırını 180 dereceye ayarlıyoruz ve ısıtıyoruz. Pişirme kağıdı kapladığımız ısıya dayanıklı kaba tek sıra halinde fıstıklarımızı döşüyoruz ve 10-15 dakika kavuruyoruz, fırından alıp soğumaya bırakıyoruz.

Siyah ve beyaz çikolataları küçük parçalara ayırıyoruz, ayrı ayrı eritiyoruz. Eritme işlemi mikrodalga fırında çok pratik oluyor ancak zamanlamayı ayarlamak önemli. Mikrodalga fırın en yüksek devirde 1 dakikaya ayarlıyoruz ve bitince çikolatayı çıkarıp kontrol ediyoruz eğer eriyip yumuşamamışsa 10 ar saniyelik ayarlamalarla tekrar eritiyoruz ve bir telle iyice karıştırıyoruz. Eğer mikrodalga tercih edilmiyorsa benmari usulü, cam bir kabın içine koyduğumuz çikolataları dibi değmeyecek şekilde kaynar suyun içine batırıp eritiyoruz.

Erittiğimiz siyah çikolatanın içerisine , fıstıklardan üst süslemesi için bir avuç ayırıp, kalanını ekliyoruz , yabanmersinlerinin de tümünü ekleyerek karıştırıyoruz. Bir tepsiye yağlı kağıt serip bu siyah çikolata karışımını ince bir tabaka halinde bir spatülle yayıyoruz ve üzerine beyaz çikolatayı birer tatlı kaşığı dolusu ayrı ayrı döküp bıçakla karıştırıp zebra deseni yaratıyoruz ve kalan fıstığı üzerine serpiştiriyoruz. Buzdolabında katılaştırıyoruz yaklaşık yarım saat kadar. Sonra elimizle dilediğiniz büyüklükte parçalara ayırıp afiyetle yiyoruz.



1 Kasım 2007 Perşembe

Fırında sütlü levrek ve hurmalı dilimler

Epeydir bu sütlü balık tarifini vermek istiyordum. Geçen akşam yapıp resmini yemek telaşı arasında çekebilmeyi başardım sonunda... Balık resimleri çok içime sinmesede tarifi vermek daha öncelikliydi benim için. Çalışan anneler bilir akşam iş sonrası eve tüm aile efradı birlikte dalarsınız herkes açlıktan kırılmakta ve siz telaş içinde balık hazırlıklarını tamamlayarak aç ahaliyi biran önce yatıştırma durumundasınızdır. İşte bu aç ahaliyi bekleterek uzun uzadıya artistik resimler yakalamak oldukça zor bizim evde. Çok lezzetli ve pratik yapılan bu balık yemeğinin suyu dahil bir anda tükendiğini göreceksiniz.
Hurmalı tarifi ise Melis'le Sweet food adlı kitabı karıştırırken değişik bulduğumuz için denemeye karar verdik. Herkes çok beğendi.
Fırında sütlü levrek


Malzemeler


5oo gr. fileto beyaz etli balık
1 çay bardağı süt
3 yemek kaşığı krema
3 yemek kaşığı limon suyu
1 limon kabuğu rendesi
3-4 diş dövülmüş sarımsak
7-8 adet tane karabiber
dilediğiniz miktarda karides
tuz, karabiber
Yapılışı
Balıkları yıkayıp kuruladıktan sonra tuz ve karabiberle ovalayarak bir fırın kabına diziyoruz ve oda sıcaklığında 15 dakika tatlanması için bekletiyoruz. Fırınımızı 220 dereceye ayarlayıp fırını önceden iyice ısıtıyoruz.
Süt, krema, limon suyu, sarımsak, limon kabuğunu bir kapta karıştırıp balıkların üzerine döküyoruz. Tane karabiberleri üzerine koyuyoruz ve balıkların aralarına dilediğimiz miktarda karides serpiştiriyoruz( ben dondurulmuş karidesten bir iki avuç koyuyorum).
Sıcak fırında 15-20 dakika pişiriyoruz.
Hurmalı dilimler


Malzemeler
125 gr. tereyağı, oda sıcaklığında yumuşatılmış
1\2 su bardağı toz şeker
1 paket vanilya
1 yumurta
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 su bardağı küçük doğranmış hurma
1 su bardağı su
1 yemek kaşığı esmer şeker
2 tatlı kaşığı kakao
1 tatlı kaşığı tereyağı
Yapılışı
Fırınımızı önceden 180 dereceye ayarlıyoruz. Derin olmayan 18X27 cmlik fırın kabına yağlı kağıt kaplıyoruz.
Tereyağı, şeker ve vanilyayı çırpıyoruz. Yumurtayı da ekleyerek tekrar çırpıyoruz. Elekten geçirdiğimiz kabartma tozu ve unu ekelyerek yumuşak bir hamur oluşturuyoruz.
Hamuru ikiye bölüp yarısını fırın kabının tabanına döşüyoruz ve diğer yarısını buzdolabına koyup yarım saat kadar sertleştiriyoruz ( vaktiniz yoksa benim gibi derin dondurucuyu da kullanabilirsiniz).
Bir kaba hurmaları,suyu, kakaoyu, tereyağını koyup kaynatıyoruz ve ocağı kısıp hurmalar yumuşayana ve suyunu çekene kadar pişiriyoruz ve soğutuyoruz.
Soğuyan hurmalı dolguyu hamurun üzerine kaşıkla yayıyoruz ve diğer sertleşmiş hamuru rendenin kalın tarafından rendeleyerek karışımın üzerini kaplıyoruz. 35 dakika pişiriyoruz. Ilınınca kare dilimleyip üzerini pudra şekeri ile kaplayıp servis yapıyoruz.

8 Ekim 2007 Pazartesi

Soslu mantarlı tavuk ve çikolatalı zebra kek

Okulların açılması ile birlikte evimizde çok hareketli günler yaşamaya başladık. Atacık bu sene ilkokul 1'e başladı ve Melisim de Lise 2.sınıfa ... Aynı evde, aynı anne ve babanın çocukları birbirinden öyle farklı ki. Sanki diğer çocuğumuz hiç okula başlamadı ve biz bu yollardan sanki hiç geçmedik , silbaştan yeni heyecanlar, endişeler ve bazı anlarda ne yapacağını bilememe durumları.

Anaokulundan gelen bu minicik bebeklerimiz bir anda sabahtan akşama kadar okul düzenine alışmak durumundalar, 40 dakika sınıfta derse dikkat vermek ve bunu yaparken de oyunda kalan akıllarını sınıfa yönlendirmek durumundalar, eşyalarına sahip çıkmak, yeni yeni arkadaşlarını ve öğretmenlerini tanıyıp uyum sağlamak, sabah erkenden uyanmak durumundalar, akşamları ufak tefek başlasada ödev sorumluluğunu edinmek durumundalar vs vs . Ahhh benim bebeğim nasıl olacak???? derken akıp geçen üç hafta sonunda bir anda sihirli değnek dokunmuş gibi herşey yerine oturuverdi, eski normal günlerimiz şükürler olsun geri geldi. Ben Ata uyuduktan sonra en ufak birşeyle ilgilenmeye taakatim kalmamış bir halde uyuyakalırken, bugün artık gördüğünüz gibi bloguma tarif ekleyecek vaktim ve zindeliğimle karşınızdayım (:

Bugün işyerinde arkadaşlarım bloga en son ne zaman yazdığımı ve son aylarda kaç kez yenilediğimi bana hatırlatınca vahim durum ortaya çıktı. Bir de tabii sizlerden gelen sağlığımı ve herşeyin yolunda gidip gitmediğini soran duyguyla, heyecanla okuduğum mesajlarınız var. Çok çok teşekkürler...

Bu tavuk yemeğini çok çok beğeneceğinizden hiç şüphem yok. Misafirlerinize de sunabileceğiniz çok zaman istemeyen ancak çok hoş sunumu ve mükemmel bir tada sahip bir tavuk yemeği.Zebra kek ise küçük büyük herkesin favorisi evde. Özellikle Ata okula beslenme saatine hep bu keki istemeye başladı umarım sizlerde seversiniz.


Soslu mantarlı tavuk










Malzemeler



500 gr. tavuk göğüs eti ( şeritler halinde kesilecek)


400 gr mantar ( hazır dilimlenmiş olanı kullanmak çok pratik oluyor)


5-6 yemek kaşığı sıvıyağ


taze kekik dalları


tuz, karabiber

sos için



1 su bardağı tavuk suyu


1 yemek kaşığı mısır nişastası


2-3 yemek kaşığı beyaz şarap


3 yemek kaşığı krema


çeşni tuz






Yapılışı





Tavukları 2 yemek kaşığı sıvıyağ, tuz, karabiber ve taze kekik dallarıyla güzelce ovduktan sonra en az bir saat dinlendiriyoruz.

Wok tavaya 2 kaşık sıvıyağ koyarak mantarları ve çeşni tuzu ekleyip harlı ateşte sularını çektirene kadar pişiriyoruz ve mantarları tavadan alıyoruz. Tavaya tavuklarımızı koyup yine harlı ateşte karıştırarak kızarmalarını sağlıyoruz.

Sosumuzu hazırlamak için tavuk suyunu, nişastayı , beyaz şarabı ve dilediğimiz miktarda tuzu koyup devamlı karıştırarak kaynatıyoruz ve kremayı ekliyoruz.

Servis tabağımıza önce tavukları, üzerine mantarı ve üzerine de sosu dökerek servise hazırlıyoruz.


Çikolatalı zebra kek

Malzemeler


2 yumurta
1\2 su bardağı sıvıyağ
2 portalakalın suyu+ üzerini 1\2 bardağa tamamlayacak süt
1 su bardağı toz şeker ( portakalın kabuklarını şekere rendeleyip iyice ovalayacağız)
1 3\4 su bardağı un
1\4 su bardağı kakao
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 çay kaşığı tuz

zebrası için

1 paket Pınar beyaz peynir
1 yumurta
1\4 su bardağı şeker
1 yemek kaşığı un
1\2 paket vanilya

Yapılışı

Fırınımızı 180 dereceye ayarlıyoruz. 30 cmlik yuvarlak borcam ya da kek kalıbımızı yağlayıp unluyoruz.

Bir kaba un, kakao, kabartma tozunu ve tozu karıştırıp eliyoruz.

Yumurta ve şekeri yoğun krema haline gelene kadar 4-5 dakika çırpıyoruz. Vanilyayı ekliyoruz. Süt, portakal suyu ve yağı ekliyoruz ve en son katı malzemeleri ekleyerek kabımıza boşaltıyoruz.







Zebrayı hazırlamak için tüm malzemeleri çırpıp, kekimizn üzerine kaşıkla daireler halinde döküp bir bıçak yardımıyla karıştırıyoruz ve 30-35 dakika pişiriyoruz.




6 Eylül 2007 Perşembe

Çiftlik çipurasına haysiyet kazandırmak, limonlu kek ve üzümlü kakaolu kurabiyeler...

Merhabalar efendiiiiim...



Çok uzun bir dinlenme döneminden sonra sevgili günlüğüme tekrar birşeyler yazabilmek ve sizlerle tekrar buluşmak harika... Sizlere kendimi affetirebilmek için de üç sevdiğim tarif ekliyorum bugünkü yazıma.


İlk tarifim iş arkadaşım sevgili Serdar Şahinkaya'nın bir balık yemeği tarifi. Sevgili Serdar benim bir blogum olduğunu öğrenince herkes tarafından çok beğenilen bu ızgara çipura tarifini bana gönderdi. Bir balık tarifi bu kadar hoş anlatılabilir, tarif o kadar güzel kaleme alınmış ki Serdar'ın tarifini noktasına virgülüne dokunmadan kendi dilinden yayınlıyorum burada , zannederim okurken sizin de çok hoşunuza gidecek. Çipuraları bu tarife göre yaptım harika oldular, ev ahalisinin o kadar hoşuna gitti ki resimlerden de anlayacağınız üzere ( gerçekten resimler çok kötü oldu) ev halkı resimleri istediğim kalite ve güzellikte çekecek zaman bırakmadı bana ve hemen yeme faslına geçtiler.


Diğer iki tarif de çay ve kahve keyifleri yaparken sunabileceğiniz lezzetli bir kek ve kurabiye.


Hadi bakalım işbaşına ...


Izgara Çiftlik çipurası





Malzemeler

1 kg çipura

Marinasyon için;

1/3 su bardağı sızma zeytinyağı
3-4 çorba kaşığı elma sirkesi
2-3 diş dövülmüş sarımsak
karabiber, tuz
taze biberiye dalları

Balıklarla birlikte sunulan yeşil salata için;

1/2 demet taze nane
1/2 demet maydanoz
1 bağ taze yeşil soğan
1 demet roka
2-3 çorba kaşığı nar ekşisi
1/3 su bardağı sızma zeytinyağı
sumak

Yapılışı ( Serdar'ın kendi anlatımıyla)

Şimdik bu balıkçı tablalarını bolca dolduran ve fiyatları da 10-12 YTL arasında değişen Çipura bence herhangi bir işleme tabi tutulmadan pişirilirse oldukça sası bir tad ile karşılaşmanız mümkündür. Bu nedenden ötürü de bunlara mutlaka haysiyet kazandırılmalıdır. Farklı bir ifadeyle burada da " başka bir dünya mümkündür!"

Haysiyet kazandırmanın birinci adımı, Çipuraya gerekli ihtimamı göstererek pullarını bıçağımızın sırtı ile çokça örselemeden kazımalıdır. İkinci olarak pullarından arındırılmış çipurayı alt tarafındaki dışkı deliğinden solungaçlara doğru keskin bir bıçakla yararak içi bi güzel temizlenmeli ve kafası kesinlikle koparılmamalıdır.

Efendim büyük bir titizlikle temizlenen çipuraları marine zamanı gelmiştir.

Marinasyon işlemi için ihtiyacımız olan malzeme ise hemen her evde bulunabilecek ve ateşle öpüşerek güzelleşmeyi bir gelenek haline getiren her türlü deniz ürünü için de kullandıklarımızdır. Yani; sızma zeytinyağı, elma sirkesi, tuz, dövülmüş karabiber, iki diş sarımsak.

Bu malzemeleri bir bardak içerisinde karıştıracağız. Bir de şöyle bir parmak eninde bir fırçaya ihtiyacımız olacak tabiatıynan.

Evet suları süzülmüş ve birazda mahzun bir biçimde süzgeçte bekleyen çipuraları birer birer elimize alarak fırça yardımı ile karın boşluklarını ve solungaç içlerini az önce hazırladığımız sosu antika ahşaplara "gomalak cila" yapar gibi güzelce yediriyoruz. Sonra alt ve üst kısımlarına ve bilhassa " çiziklere fırçayı bastırarak" aynı işlemi uygulayıp bir tepside takiben bir saate yakın bekletiyoruz. Bu bekleme sürecinde her bir çipuranın karın boşluğuna birer çimdik " biberiye" yerleştiriyoruz.

Mangalı yakıyoruz ( elektrikli yeni fenni usul ızgara da olabilir lakin kömürün tadı bir başkadır. Anladınız siz onu) Ama bu arada bir duble rakıyı da tek buzla hazırlamayı kesinlikle ihmal etmiyoruz. Bir dilim Bergama tulum peynirini de garaja çekiniz lütfen.

Mnagal kor ateşten biraz geçerken çipuraları mangalın üzerine yerleştiriyoruz. Ateşten gelen cızırtıların tahrikine kapılıp çipura yoksa yanıyor mu telaşı ile ikide bir dürtüklemeyin sakın. Balığın mangala bakan yüzü tam piştiğinde zaten balık çelik telden kolayca ayrılır unutmayın
Bu arada eldeki sosten üç beş dakikada bir fırça ile sürmeyi kesinlikle ihmal etmeyin. Aynı muameleyi çipuraların diğer yüzüne de uygulayarak rakınızı da yudumluyorsunuz.

Mangaldaki vaziyet kendi halinde sürerken( buraya dikkat isterim) yaş nane, maydanoz, taze soğan, ve rokayı kıyım kıyım yani çok ince kıyarak karıştırın. Çok hafif nar ekşisi, sızma zeytinyağı ve bir tutam sumak ile karıştırıp mangalda alacağınız çipuraları istifleyeceğiniz tepsiye halı saha benzeri yayınız. Mangaldan alınan mübarekleri bu zerzevatın üzerine gerekli ihtimamla yerleştirip üzerini kapatarak hamam sonrası dinlenme molası benzeri küçük bir demlenmeye bırakın.

Kısa bir süre sonra kapağı kaldırın. Burun deliklerinizden genizinize doğru yükselen rayiha karşısında büyülendiniz değil mi? Hani yukarıda kafayı koparmayalım demiştik ya işte önce baş ve işaret parmaklarınızla o canım yanaklardan bir parça kopartıp dilinizle üst damağınıza değdirerek çiğneyin ve görün bakalım tadı... Nasıl ?

Limonlu kek





Malzemeler

4 yumurta
2 1/2 su bardağı un
1 su bardağı hindistancevizi sütü(coconut milk)( coconut milk tüm büyük marketlerde bulunuyor,bulamazsanız onun yerine buttermilk kullanabilirsiniz)
1/2 su bardağı sıvıyağ
1 1/2 su bardağı şeker
1 limonun kabuğunun rendesi ve suyu
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı karbonat
1/2 çay kaşığı tuz

Limon şekerlemesi için;

1 büyük limon ( ince dilimlenecek)
1 su bardağı şeker
1/2 su bardağı su

* Şuruptan artıyor ancak saklayarak sonrası için keklerinizi ıslatmak için kullanabilirsiniz.

Yapılışı





Önceden şeker ile limon kabuğu rendesini elle iyice ovalayarak limonun esansının şekere geçmesini sağlıyoruz.

Fırınımızı 180 dereceye ayarlıyoruz. 25 cmlik kek kalıbımızı yağlayıp unluyoruz ve hazırlıyoruz.

Yumurtaları mixerda çırpıyoruz, şekeri ekleyerek 3 dakika daha çırpıyoruz. Vanilyayı ekliyoruz.

Diğer bir kapta hindistancevizi sütü, yağı ve 1 limonun suyunu karıştırıyoruz.

Unu, tuzu, kabartma tozu ve karbonatı elekten geçirip hazırlıyoruz.

Yumurtalara un karışımını ekliyoruz ve sonra sıvıları ekliyoruz .

Kek kabına boşaltıp 180 derecede 60-65 dakika pişiryoruz.


Şimdi gelelim keki üzerini süslemek ve ayrıca nefis bir tadı olan limon şekerlemelerine. Su ile şekeri kaynatıyoruz . Limonları ekleyerek üzeri açık olarak 12 dakika orta ısıda limon kabukları yumuşayana kadar pişiryoruz. Fırını 120 dereceye ayarlıyoruz ve bir tepsiye yağlı kağıt seriyoruz. Pişirdiğimiz limonları çatalla tepsiye diziyoruz ve 1 saat fırında pişiriyoruz.

Soğuyan şuruptan kekin üzerine 2-3 kaşık gezdiriyoruz ve limonlarla süslüyoruz.




Üzümlü kakaolu kurabiyeler





Malzemeler

( 20 adet kurabiye için)

1 yumurta

1/3 su bardağı sıvıyağ

100 gr. tereyağ ( oda sıcaklığında)
2 dolu yemek kaşığı kakao
2 su bardağı un
1/2 su bardağı pudra şekeri
1/2 su bardağı şeker
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1/2 çay kaşığı tuz
1/2 su bardağı damla çikolata
1/2 su bardağı kuru üzüm
konyak

Yapılışı



Üzümler bir gece önceden bir kaba konur ve üzerini bir parmak geçecek kadar konyak konur ve bir gece bekletilir. Eğer bu işlemi hızlandırmak istiyorsanız üzümlere konyak ekledikten sonra mikrodalgada yüksek devirde 50-55 saniye tutup kaynadıktan sonra oda sıcaklığına getirip kullanabiliriz. Üzümleri hamura katmadan içkisini iyice süzüp hafif sıkıyoruz.

Fırınımızı 170 dereceye ayarlıyoruz. Fırın tepsisini yağlı kağıtla kaplıyoruz.

Tüm malzemeleri karıştırıp yumuşak bir hamur elde ediyoruz. Ceviz büyüklüğünde kurabiyeler yapıyoruz. Fırında 170 derecede 20-25 dakika pişiriyoruz. Soğuduktan sonra pudra şekeri ile süslüyoruz.

15 Temmuz 2007 Pazar

Ye # 24 Limonlu Tarifler...

Bu ayki etkinlik konumuz harika limon... Sevgili Süheyla'ya teşekkürler bu harika etkinlik konusunu seçtiği için. Sizi bilmem ama bu sıcak yaz günlerinde limon kelimesi bile beni ferahlatmaya yetiyor. Limon konu olunca çok çok beğendiğim ve sizlerin de beğeneceğinizi umduğum iki tatlı yaptım. Daha önce tarifini verdiğim limonlu tariflere de bir göz atmak isterseniz tarifler aşagıdaki linklerde:




Limon bulutu tartlar





Malzemeler

( 8 adet tartölet için)


1 ölçü tart hamuru

- 200 gr un
- çimdik tuz
- 100 gr tereyağı
- 1 yumurtanın sarısı
- 3-4 yemek kaşığı buzlu su
300 gr çekirdeği çıkarılmış vişne

limonlu dolgu için


4 yumurta ( sarı ve beyazları ayrılacak)

150 gr. inceltilmiş şeker

2 limonunun kabuklarının rendesi

1 limonun suyu

1 çimdik tuz




Yapılışı

Tart hamurunu hazırlamak için unu ve tuzu eliyoruz ve ortasına bir çukur açıp, yumurtayı ve tereyağını buraya koyuyoruz. Yumurta ve tereyağını elle karıştırıp unu kenerlardan yavaş yavaş alarak ve arada suyu ekleyerek yoğuruyoruz, hamuru top haline getirip, sonra yassılaştırıyoruz ve strech filme sarıp buzdolabında en az yarım saat bekletiyoruz.

Fırını 200 dereceye ayarlıyoruz. Hamuru olabildiğince ince açıyoruz ve 10 cmlik tartelet kalıplarına (ya da tartelet kalıbınız yoksa 6'lı muffin kalıplarına da olabilir) hamuru bir kalıp ya da tabak yardımıyla keserek kalıplarımızın dibine yerleştiriyoruz ve içlerine yağlı kağıt koyup içine nohut doldurup ( kabarmasını engellemek için) 10-12 dakika pişiriyoruz. Fırının sıcaklığını 160 dereceye düşürüyoruz.

Limon dolguyu hazırlamak için, yumurta sarılarını 75 gr şekerle çırpıyoruz. Limon kabuğunu ve suyunu ekliyoruz ve yumurtaları çırptığımız kabı kaynayan su dolu bir tenecereye koyup koyulaşana kadar elle karıştırıyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.

Yumurta beyazlarını tuzla sertleşene kadar çırpıyoruz ve kalan şekeri ekleyerek çırpmaya devam ediyoruz. yumurta beyazlarını yumurta sarılı karışıma ekleyerek elle yavaşça karıştırıyoruz.

Fırından çıkarttığımız tartelet kalıplarının içine bir sıra çekirdeği çıkarılmış vişne döşüyoruz ve üzerine yumurta karışımını kaşıkla koyuyoruz. Tarteletleri tekrar fırına koyup 15- 20 dakika daha pişiriyoruz, fırndan alıp üzerine pudra şekeri serpiyoruz ve 4-5 dakika daha fırınlıyoruz.

( Kaynak: Classic tarts for every ocassion, Maxine Clark)


Limonlu dilimler


Malzemeler

( tabanı için)

80 gr soğuk küp küp kesilmiş tereyağı

1 su bardağı un

1\4 su bardağı pudra şekeri

limonlu dolgu malzemeleri

2 yumurta

1 su bardağı toz şeker

2 yemek kaşığı un

1 dolu çay kaşığı kabartma tozu

1 tutam tuz

1 limonun kabuğunun rendesi

4 yemek kaşığı limon suyu

üzeri için

5-6 adet Eti limonlu biskrem ( robotta çekilecek)

pudra şekeri


Yapılışı

Fırınımızı 180 dereceye ayarlıyoruz. 25X15 cm'lik dikörtgen kalıbın içini ve yanlarını yağlı kağıtla kaplıyoruz.

Unu, tereyağını ve pudra şekerini robotta karıştırıp kabımızın içine elle yerleştiriyoruz ve 12-15 dakika pişiriyoruz.

Diğer tarafta yumurtaları iyice çırpıyoruz, şekeri yavaş yavaş ekleyerek karıştırmaya devam ediyoruz. Limon rendesini, suyunu, unu ve kabartma tozunu ekleyerek çırpıyoruz. Pişmiş taban hamurunun üzerine bu karışımı döküp 20 dakika daha pişiriyoruz. Ilıkken robotta çekilmiş bisküvileri üzerine serpiyoruz. Soğuyunca bıçakla 14 parçaya kesip pudra şekeri ile süslüyoruz.

30 Haziran 2007 Cumartesi

Şemsettin Usta, Big Chefs, Filiz Akın'ın Markizi ve More Dergisi...



Bu aralar blogu çok sık yenileyemedim ama sakın boş kaldığımı ve pasta dünyasından bir an olsun bile ayrı kaldığımı sanmayın sakın... Ankara'da yepyeni bir konseptle açılan Big Chefs'te nefis insan Şemsettin Usta ile birlikte nefis pastalar, tartlar yaratma şansım oldu ( resimleri görüldüğü üzere...) !
Ayrıca Ankara'da yayın hayatına başlayan More Dergisinin de yemek köşesini yazmaya başladım...




Şeker hamuru, pastacılık dendiğinde Ankara'da ilk Şemsettin Usta'nın adı geliverir aklımıza. Bu sıcak, tatlı Karadeniz insanı 1960 yılında 15 yaşında Rize'den çıkıp Ankara'ya nasıl gelmiş ve nasıl executive şef olmuş anlatıvereyim size ustanın ağzından. 1960 yılında Ankara'da 5 yıl boyunca çeşitli pastanelerde çalışarak başlamış meslek hayatına, Ankara Oteli'nde 5 yıl çalışıp başarılı olunca Brüksel'e gönderilmiş . Euro Hotel ve Sheraton'da çalışmış ve Sheraton Otelin pastane şefi olmuş. Bundan sonra ardarda başarılar gelmiş meslek hayatında, Kuveyt Mariott pasta şefi, Umman Sheraton, Le Meridien ve 15 yıl yurtdışı çalışmalarından sonra nihayet Türkiye'ye Devlet Konukevi'ne gelmiş. Çankaya Köşk'üne özel olarak çağrılmış ve Özal'ın vefatına dek orda kalmış. ABD Başkanı Clinton'ın Türkiye ziyaretinde verilecek yemekte nefis Türk lezzetlerini hazırlamak için akla gelen ilk isim Şemsettin Usta olmuş. Anlattığına göre hazırladığı pastalar Clinton'a o kadar lezzetli gelmiş ki, Clinton pastasının üzerindeki şeker hamurundan yapılan mini bayrakları bile yemek istemiş. Devlet adamlarına özel yemek ve pastalar hazırlamış. Başbakanlık Dışişleri konutunda Çiller, Karayalçın, Mümtaz Soysal ve Mesut Yılmaz birlikte çalıştığı siyasilerden... Bu çalışmaları sırasında aldığı birçok ödülleri var.





İşte Filiz Akın'ın Markizi Şemsettin Usta Dışişleri konutunda çalışırken Filiz Akın tarafından kendi elyazısı ile konuklara yapılmak üzere Şemsettin Usta'ya verilen nefis bir çikolatalı tatlı tarifi. Şemsettin Usta bana yazdırdı bende buradan sizlere veriyorum tarifi, çok nefis bir tat...

Filiz Akın'ın Markizi




Malzemeler

250 gr bitter çikolata


125 gr tereyağı


4 yumurta ( sarıları ve beyazları ayrılacak)


15 gr. kakao


5 gr neskafe


15 gr pudra şekeri


70 gr çırpılmış krem şantiy


2 adet yaprak jelatin ( buz gibi suda 10 dakika bekletilecek)


2 damla çikolata esansı ( elinizde varsa)
1 1/2 su bardağı bisküvi ( altınbaşak bisküvi rondodan çekilecek)
3 yemek kaşığı tereyağı ( eritilmiş)




Yapılışı
Fırınımızı 200 dereceye ayarlıyoruz. 21 cmlik kelepçeli kek kalıbımızı yağlıyoruz ve aynı cheesecake tabanı yaptığımız gibi ufalanmış bisküvileri ve tereyağını karıştırıp kek kabının altına döşüyoruz ve fırında 10 dakika pişirip soğutuyoruz.
Çikolatayı eritiyoruz. Yağımızı eritiyoruz. Çikolatamızı ve yağı karıştırıyoruz. Yumurta sarılarını yavaş yavaş yavaş bu karışıma ilave ediyoruz.
Yumurtanın beyazını pudra şekeri ile çırpıp katılaştırıyoruz ve çikolata karışımına yavaş yavaş karıştırrark ilave ediyoruz. Kremşantimizi de ilave ediyoruz.
Diğer tarafta soğuk suda beklettiğimiz jelatinleri benmari usulü eritiyoruz. Çikolatalı karışımdan jelatine bir kaşık koyup yavaşça karıştırıp alıştırıyoruz ve daha sonra jelatini çikolatalı karışıma ekliyoruz.
Daha önce hazırladığımız tabanın üzerine boşaltıp buzdolabında iyice soğutuyoruz. Katılaşınca servis yapıyoruz.
Afiyetler olsun !...


Sizlere buradan Big Chefs'i de anlatmak istiyorum. Ankara'da yine bir ilke imza atmış Gamze Üner Cizreli. 7 gün 24 saat açık bu kafenin Gamze Hanım'ın kendi anlatımıyla biraz Parisien biraz da New Yorker karışımı bir konsepti var. Big Chefs de neler neler var; pastalar, çörekler, doğal mayalarla hazırlanan ekmekler,tatlılar,bagellar, çeşit çeşit sandviçler, Edremit özel hasat zeytinyağları, taze meyve sebze suları ve daha neler neler yani gidip bir görmeniz ve de tatmanız lazım... En ufak ayrıntılar bile çok özenle düşünülmüş ve hazırlanmış, yemek sunumları çok şık, her detay çok özenli menüleri bile o kadar hoş ki resimleyip buraya koydum . Siyah beyaz bir gazete şekllinde Big Chefs'in menüsü çok hoş...

14 Haziran 2007 Perşembe

Çay saatlerinize...

Sizlerle birlikte olamadığım zaman içindeki faaliyetlerimi sizlerle paylaşmaya can atıyorum aslında. Ama bugün daha önce yapıp bloga koyamadığım iki becerikli arkadaşımın iki harika tarifini vermek istiyorum. Yiyenler hep tarifleri aldılar denemek size düşüyor artık... Denendi ve tüm etrafım tarfaından da onaylandı bu harika tatlar. Patatesli kurabiyeler becerikli arkadaşım Merih ve tatlı annesinin. Selanik gevreği tarifi ise diyetisyenim ve sevgili dostum Duygu Hanım'ın. Diyet zamanı bu çok lezzetli gevrekten kahvenizle 2 adet yiyebilirsiniz harika değil mi?O kadar harika ve lezzetli bir tarif ki hemen denemenizi öneririm...

Patatesli kurabiyeler




Malzemeler
(Hamur için)( 15 adet kurabiye )

½ su bardağı zeytinyağı
½ su bardağı eritilmiş tereyağı
½ su bardağı yoğurt
1 paket kabartma tozu
1 yumurta ( sarısı hamurun içine, beyazı dışına kullanılacak)
Tuz
Alabildiği kadar un.( yaklaşık 3 su bardağı )
½ su bardağı galeta unu

İç malzemesi

3 adet haşlanmış patates ( püre haline getirilecek)
2-3 kaşık krema
Tuzot, karabiber

Yapılışı

Fırın 180 dereceye ayarlanır ve fırın tepsisi yağlı kağıtla kaplanır.
Tüm malzemeler karıştırılarak kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edilir ve hamur yarım saat dinlendirilir.
Patatesler haşlanır ve ezilir, içine krema ve baharatlar eklenerek soğutulur.
Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alınır, elle yuvarlak açılır, ortalarına patates püreden konulur ve yuvarlanır. Önce yumurta beyazına daha sonra galetaya bulanır. Bıçakla ortalarına kesik atılır ve pul biber serpilir. 180 derece fırında 30-35 dakika pişirilir.

Selanik gevreği


Malzemeler

5 yumurta
1 su bardağı şeker
2 su bardağı un
1 portakalın suyu ve kabuğunun rendesi
1 su bardağı kuru kayısı ( küçük küçük doğranacak)
1 su bardağı kuru üzüm
1 su bardağı iri çekilmiş ceviz
2 paket vanilya

Yapılışı

Fırınımızı 180 dereceye ayarlıyoruz ve fırın tepsisini yağlı kağıtla kaplıyoruz.
Yumurta ile şekeri çırpıyoruz, portakal suyunu, kabuğunu ve vanilyayı ekliyoruz. Unu, cevizi ve kuru meyveleri elle karıştırıp fırın tepsisine boşaltıyoruz ve 40-45 dakika pişiriyoruz.
Tepsiyi fırından çıkarıp hamurdan ince iki parmak eninde parçalar kesip tekrar yağlı kağıt kaplı fırın tepsisine dizip 15 dakika daha aynı ısıda kurutuyoruz.

13 Haziran 2007 Çarşamba

Deniz ürünleri risotto




Çok uzun zamandır güncelleyemedim blogumu ve sizlerden uzak kaldım. Yine de beni o içten yorumlarınızla ve maillerinizle arayıp sordunuz, çok çok teşekkürler... Sizlerle birlikte olamadığım bu sürede yurtiçi ve yurtdışı seyahatler yaptım, bir aylık çok keyif aldığım bir pasta kursunu bitirdim, Ankara'da yayın hayatına atılan yepyeni bir dergi More'da yemek köşesinin yazılarını yazmaya başladım vs vs. Bunca telaş arasında zamanın nasıl akıp gittiğini de anlayamadım.Sizlerle paylaşacaklarım biriktikçe birikti...



Bugün sizlere ilk olarak geçen gün akşam yemeğinde yaptığım ve bu son haliyle çok beğendiğimiz risotto tarifini vereceğim. Bu yemeği pişirip, güzel bir şarap eşliğinde çok büyük bir keyifle yiyeceğinizden eminim, kolay gelsin. Hem yapımı kolay hemde sonuç sevdiğimiz restoranlarda yediklerimizle aynı. Pınar marka kokteyl deniz ürünleri işimizi kolaylaştırıyor. Dondurulmuş gıda reyonunda bulabileceğimiz bu ürün yarı pişmiş ve midye, kalamar, karides, ahtapot içeriyor bilgilerinize.


Deniz ürünleri risotto

Malzemeler

1 paket Pınar kokteyl deniz ürünleri ( bulamazsanız 300-400 gr kadar hafif haşlanmış deniz mahsulü)
4 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
3-4 diş sarımsak ( dövülmüş)
4-5 su bardağı tavuk suyu ( bunun yarısını su yarısını ttavuk suyu olarak kullanabilirsiniz)
1 orta boy soğan ( ince çintilmiş)( kışın 1 büyük pırasa da kullanılabilir)
1 su bardağı beyaz şarap
2 su bardağı baldo pirinç ( ya da bulabilirseniz risotto pirinci veya arborio pirinci- Migroslarda var ama bizim baldo da aynı tadı veriyor)
1 büyük domates küp küp doğranmış
incecik kıyılmış bir avuç dolusu maydanoz ve dereotu karışımı)
1 çay kaşığı limon kabuğu rendesi
3-4 dolu yemek kaşığı süt kreması
Yapılışı

Wok tavaya 2 kaşık zeytinyağını ve sarımsağı koyup çeviriyoruz. Yarı pişmiş deniz ürünlerini de koyup renkleri dönene kadar tavada çeviriyoruz ve bir tabağa alıyoruz.

Tavuk suyumuzu bir tencerede kaynatıp çok kısık ateşte ocağın üzerine koyuyoruz.

Soğanı tencereye kalan zeytinyağı ile koyup iyice yumuşayıncaya dek kavuruyoruz.Ocağın altını kısıyoruz ve pirincimizi soğana ekleyerek çeviriyoruz. Ocağın altını açıp 1 su bardağı şarabımızı ekliyoruz ve pirinç şarabı iyice çekene dek pişiriyoruz.

Yanıbaşımzda kaynamakta olan tavuk suyundan bir kepçe dolusu pirince ekleyerek devamlı karıştırarak suyu çektirtiyoruz ve bu işleme pirinçler iyice pişene dek kepçe kepçe eklemelerle 15-20 dakika devam ediyoruz. Pirinç pişince domates ve baharatlarımızı ve deniz ürünlerimizi ekliyoruz ve yavaşça karıştırıyoruz.

Krema ile limon kabuğunu karıştırıp risottomuzun üzerine döküyoruz ve yeşillklerimizi de ekleyerek afiyetle yiyoruz.

29 Nisan 2007 Pazar

Çilekli çikolata parçalı muffinler ve 3X3...


Evde yumuşamış çilekleriniz varsa çabucacık çilekli muffinleri yapabilir ve yarım saat içinde kahvenizin yanında muffinlerinizin keyfini çıkartabilirsiniz. Biliyorsunuz muffinler çabuk yapılan ve pişen bir çeşit hamurişi. Muffin iki yöntemle yapılabiliyor aynı kek yapar gibi yağ ve şekeri krema haline getirip, yumurtaları ve diğer malzemeleri kek yapım aşamalarını takip ederek eklemek ya da ikinci yöntem kuru malzemelerinizi bir kapta karıştırıp, diğer bir kapta sıvı malzemeleri karıştırıp, sıvıları katıların üzerine dökerek ancak birbirlerine karışacak kadar elle karıştırmak. Eğer malzemeler çok karıştırılırsa muffinleriniz sertleşebilir işte muffin yapmanın püf noktası da bu. 12'li muffin kaplarını kullanıyorsak 3\4 lük kısımlarını dolduruyoruz ya da kocaman kabarık muffinlerim olsun diyorsanız kapların tamamını dolduruyorsunuz 3 muffinlik boş kalan kalıpları ise suyla dolduruyorsunuz ki dengeli pişme sağlanabilsin.

Çilekli çikolata parçalı muffinler



Malzemeler

2 su bardağı un ( eliyoruz)

1\2 su bardağı toz şeker

1\2 su bardağı damla çikolata

1 paket kabartma tozu

1 paket vanilya

1 yumurta

1 su bardağı süt

1\3 su bardağı sıvıyağ( ben yarısını tereyağını eritip koydum)

3 çorba kaşığı elma sirkesi

1 su bardağı ufak ufak doğranmış çilekler

1 dolu yemek kaşığı esmer şeker


Yapılışı

Fırınımızı 190 dereceye ayarlıyoruz. Kağıt küçük kek kaıplarını muffin kaplarının içine koyup hepsini yağlıyoruz.

Teflon tavamıza fırçayla eritilmiş tereyağı sürüyoruz ve doğranmış çilekleri tavaya koyuyoruz, üzerlerine bir dolu yemek kaşığı esmer şekerimizi ekleyerek yüksek ateşte çilekleri karamelize edip altını kapatıyoruz ve soğutuyoruz.

Bir kapta un, şeker, damla çikolata ve kabartma tozunu karıştırıyoruz. Diğer bir kapta süt, yumurta, yağ, sirke ve vanilyayı karıştırıyoruz. Katı karışımın üzerine sıvı karışımı boşaltıp ikisi ancak birbirlerine karışana dek karıştırıyoruz ve çileklerimizi ekliyoruz. Muffin kalıplarına eşit olarak dağıtıyoruz ve 25-30 dakika üzerleri altın sarısı olup, kürdan batınca bulaşmayacak hale gelene değin pişiriyoruz. Soğuyunca eritilmiş bitter çikolata ile süslüyoruz.

Evet günler geçti, sobeler yapıldı benden ses çıkmadı. Bir türlü yazmaya vakit ve fırsat olamadı. Sevgili Nezaket ve Kuzine beni oyuna dahil ettiler, ben 3X3’e cevap verene kadar çoğu arkadaşım zaten oyuna dahil oldu, cevaplar verildi. İşte bugün bende size cevaplarımı yazıyorum. Ben cevaplayanlara da tariflerimi ithaf etmek istiyorum...

1.1. Daha önce yaşadığınız 3 şehir

İstanbul, Ankara ( sadece iki şehirde yaşadım)

1.2. Tatil için gittiğiniz, gördüğünüz ve önermek istediğiniz 3 yer

Marmaris, Alaçatı, Antakya

1.3. Yaşamak istediğiniz 3 şehir

Küçük bir Ege sahil kasabasında yaşamak isterdim...

2.1. Şu andaki mesleğiniz nedir?

Bankacı

2.2. Dünyaya yeniden gelseydiniz hangi mesleği yapmak isterdiniz?

Dil bilimlerle ilgili herhangi bir dalda çalışmak isterdim.

2.3.” Kesinlikle ben yapmazdım “ dediğiniz meslek nedir?

Cerrah olmak benim için imkansız…

3.1. Yaşam felsefenizi oluşturan sözlerden biri ;

Peşlerinden gidecek cesaretiniz varsa, bütün rüyalar gerçek olabilir...

3.2. Bir kitaptan alınma çok sevdiğiniz bir cümle, paragraf veya bölüm

…Ee, birşeyler öğrettim mi sana? Bak söyliyeyim, sana çok şey öğrettim, ama beri yandan, hiçbirşey öğretemedim. Sana kimse bir şey öğretemez. Yani esas çekirdekte, esas kaynakta öğretemez. Yaptığın şeyler… senindir, benim değil. Ben yalnızca sana onları daha iyi yapmasını öğretebilirim. Sana yöntemleri, araçları verebilirim ama amaç? Amaç senin kendinin….

Ayn Rand- Hayatın kaynağı

3.3. Çok sevdiğiniz bir şiirin bir parçası :

Hem de tam o yaşta…Beni arayan şiir
Birden geliverdi. Bilmiyorum, nerden geldi,
Kıştan mı, bir nehirden mi, bilmiyorum.
Kimbilir nasıl ve ne zaman ,
Hayır sesler değildi, sözcükler
değildi, ne de sessizlikten gelen,
ama bir sokaktan çağrılıyordum,
gecenin dallarından,
birdenbire başka yerlerden,
azgın yangınlar içinden
ya da bir başıma dönerken,
orada yüzüm belirsiz,
gelip bana dokunuverdi.

Ne diyeceğimi bilemedim,
ona bir ad
bulamadım,
gözlerim görmüyordu,
ama birşeyler de kıpırdadı içimde,
bir ateş ya da unutulmuş kanatlar,
ve kendi başıma buldum
o ateşin şifresini
nasıl çözeceğimi
ve öyle yazdım ilk belirsiz dizeyi,
belirsiz,güçsüz, tümüyle
saçmasapan
...

Pablo Neruda

Gelelim ithaf bölümüne… Bu 3x3 oyununda 3 ayrı tarifimizi 3'er arkadaşımıza ithaf etmemiz ve onları da oyuna dahil etmemiz gerekiyor. Beni oyuna dahil eden Nezaket ve Kuzine'de dahil olmak üzere;


Kalpli pastamı,



Her zaman yazılarını bir solukta tükettiğim ve çok şeyler öğrendim sevgili arkadaşım Tijen'e, sevgili arkadaşım Nezaket ve kızlarına, yazılarına bayıldığım hassas ve ince arkadaşım Sibel'e, tarifleri ve nefis fotoğraflarıyla çok beğenerek takip ettiğim Hanımiş'e, harika tatlılar ve pastalar yapan Zinnur'a, emeklilik sonrası enerjisine ve takılarına hayran olduğum Hülya Hanımcığıma,

Kiraz şekerlemeli kurabiyelerimi,

Çok severek takip ettiğim Mine'ye, harika pastalar üretmeye başlayan Kuzine'ye, sevgili Hanife'ye, bıcır bıcır enerjisiyle Ayça'ya, sevgili Betül'e ,


Beyaz çikolata dolgulu minik çikolatalı keklerimi,




Sevgili Fethiye'ye, sevgili Ayşem'e, güzel yazılarını takip ettiğim sevgili Açalya'ya, sevgili mutfakrobotu'na gönderiyorum. Çoğu bu sorulara zaten cevap verdi ama olsun...

25 Nisan 2007 Çarşamba

Ye # 21 Kajulu tavuk...



Bu ayki etkinlik konumuz tavuk ve evsahibimiz de Emel. Ben araya tatil girmesi ve şehir dışında olmam nedeniyle biraz geç yayınlayabildim etkinlik tarifimi. Etkinlik konusu ve güzel yorumları için Emel'e teşekkürler...
Rengarenk ve çok lezzetli bir yemek kajulu tavuk. Daha önce pek çok tavuk tarifi yayınlamıştım , daha önce yayınladığım tavuk tariflerine buradan bir göz atın derim...
Kajulu tavuk

Malzemeler
7-8 parça kemiksiz but ( dövülerek inceltilecek)
1 avuç kaju
5-6 sap yeşil taze soğan ( 3 parmak eninde kesilecek)
2 adet kırmızı biber ( kibrit çöpü gibi ince ince doğranacak 3 parmak eninde)
200 gr. soya filizi
3-4 yemek kaşığı soya sosu
tavukların marinesi için malzemeler
1 su bardağı süt
3-4 yemek kaşığı zeytinyağı
1 çimdik toz kişniş
karabiber
5-6 diş dövülmüş sarımsak
tuz
Yapılışı
Dövüp incelttiğimiz tavukları ince şeritler halinde kesiyoruz. Tavukların marinesi için tüm malzemeleri karıştırıyoruz ve tavukları da ekleyerek bir gece sosta bekletiyoruz.
Tavuğu pişireceğimiz zaman sostan aldığımız tavukları mısır nişastasına buluyoruz ve wokta kızgın ateşte pişene dek çeviriyoruz.
Diğer bir tavaya çok az sıvıyağ ekliyoruz ve 2-3 diş dövülmüş sarımsağı bir iki kez çeviriyoruz. Taze soğanları, biberleri ve soya filizlerini ekleyerek kızgın ateşte çeviriyoruz. Kajuları da ayrı bir tavada kavuruyoruz.
Tavukların üzerine sebzeleri ve kajuları koyuyoruz, soya sosunu ekliyoruz ve hiç karıştırmadan wokun kapağını kapatıp 5-10 dakika pişiriyoruz.

16 Nisan 2007 Pazartesi

Hindistancevizi tabanlı minik pastalar

Geçen gün markette alışveriş yaparken Dr.Oetker'in ahududu-çilekli sosunu görüp denemeye karar verdim. Evde de bir paket çilek olunca, annemin en sevdiğim ve hemencecik yapılıveren kreması da aklıma gelince bu minik pastalar ortaya çıktı...

Hindistancevizi tabanlı minik pastalar


Malzemeler
( mini pastaların tabanları- 24 adet için)

1 1\2 su bardağı hindistancevizi

1\4 su bardağı inceltilmiş şeker

2 yumurtanın beyazı

3 yemek kaşığı dolusu eritilmiş tereyağı

pastanın kreması

1 1\2 su bardağı süt

1\4 su bardağı şeker

3 yemek kaığı mısırözü nişastası

1\2 paket mis krema

1 yemek kaşığı tereyağı

Üzeri için

1 paket Dr. Oetker ahududu-çilekli sos

çilek

Yapılışı

Fırınımızı önceden 180 dereceye ayarlıyoruz. Hindistancevizi, şeker,eritilmiş tereyağı ve yumurta aklarını iyice elimizle yoğurarak karıştırıyoruz ve tereyağı ile yağladığımız mini muffin kalıplarının içine döşüyoruz ve fırında 15 dakika pişiriyoruz.

Kremamızı hazırlamak için süt, şeker ve mısır nişastasını karıştırıp muhallebi gibi pişiriyoruz. Tereyağını ekliyoruz. Ocağın altını kapatıp kremamızı ekliyoruz ve soğumaya bırakıyoruz.

Dr. Oetker meyveli sosu 1.5 çay bardağı su ile pişiriyoruz, kıvamı koyu oluyor.

Muffin kalıplarında pişirdiğimiz pasta tabanlarını soğutup içine kremamızı dolduruyoruz. Üzerine meyve sosumuzu sürüp çilekle süslüyoruz.

11 Nisan 2007 Çarşamba

Karamel soslu mini kekler ve patatesli çörekler...



Uzun süredir bloga sevdiğim tatları koyamıyordum, nedeni yazın yaklaşması nedeniyle girilen diyet... Evde çörekler, kekler yapılmaya başlayıp fırından mis gibi kokular yayılınca takdir edersiniz ki kilo vermek imkansız hale geliyor. Pişenlerden tatmamak için çelik gibi bir irade gerekiyor ki o da bende yok. Ancak bugün aklımda olan ve yapmak istediğim iki tarifi sizlere sunuyorum. Gerçekten çok lezzetli bu iki tadın keyfini bir güzel çıkardım ...

Karamel soslu mini kekler

Malzemeler
( 12 adet kek için)

125 gr tereyağı ( eritilmiş)
1 1\2 su bardağı pudra şekeri
1 çay bardağı süt ( normal çay bardağı Aida değil)
2 yumurta
2 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya

Karamel sos

65 gr tereyağı
1\2 su bardağı esmer şeker
1\4 su bardağı krema
1 su bardağı pudra şekeri

Süslemek için badem, fındık veya ceviz kullanılabilir.

Yapılışı

Fırınımızı 200 dereceye ayarlıyoruz. Muffin kalıpların içine kağıt kalıpları yerleştiriyoruz.
Kabartma tozunu una karıştırıp eliyoruz.
Eritilmiş tereyağı ile pudra şekerini çırpıyoruz, sütü ve yumurtalarımızı ekliyoruz çırpmaya devam ediyoruz, vanilyayı ekliyoruz. Unumuzu karıştırıyoruz ve çırpıyoruz. Karışımı 12 adet muffin kalıbına eşit olarak bölüyoruz.

200 derece fırında 20 dakika ya da kürdan batırınca bulaşmayacak hale gelene kadar pişiriyoruz ve muffinler pişerken karamel sosumuzu hazırlıyoruz.

Karamel sos için önce bir kapta tereyağımızı eritiyoruz ve içine esmer şekeri ekleyerek devamlı karıştırıyoruz ve kaynatıyoruz. Ocağın altını kısıp devamlı karıştırıp pişirmeye devam ediyoruz. Kremamızı karıştırıp tekrar kaynayana değin devamlı karıştırarak ocağın üstünde tutuyoruz. Karışımı ocaktan alıp ılınmaya bırakıyoruz. Bir başka kaba buzlu su yapıyoruz ve hazırladığımız sosu buzlu su dolu kaba oturtup pudra şekerini ekleyerek devamlı karıştırıyoruz .

Soğuyan keklerimizin üzerine karamel sosu sürüp bademlerle süslüyoruz.

Patatesli çörekler


Malzemeler

1\2 su bardağı su
2 paket instant maya
1\2 su bardağı süt
2 dolu çorba kaşığı şeker
1 tatlı kaşığı tuz
80 gr. tereyağı
1 yumurta
3 1\2- 4 su bardağı un

Patates dolgusu için

2 adet orta boy haşlanmış patates ( rendelenecek)
1\2 su bardağı parmesan peyniri (rendelenecek)
4 yemek kaşığı krema
1\2 demet dereotu ( incecik kıyılmış)
tuz, karabiber

Yapılışı

Suyun içine mayayı ve şekeri koyup eritiyoruz ve köpürüp kabarmasını bekliyoruz. Sütü ve tereyağını bir kaba koyup tereyağı eriyene dek ocakta tutup altını kapatıyoruz. Mikserda 2 su bardağı un ile su-maya karışımını çırpıyoruz ve sütlü karışımı yavaşça ekliyoruz. Tuzumuzu ve yumurtaları da ekleyip kalan 1 1\2 bardak unu elle ekliyoruz ve çok yumuşak bir hamur oluşmasını sağlıyoruz. Yağladığımız bir kaba hamuru koyup mayalandırıyoruz ve bu arada patatesli içi hazırlıyoruz.

Haşlanmış patatesleri rendeliyoruz ve içine kremayı, peyniri, tuz ve kara biberi ekleyerek çatalla ezerek karıştırıyoruz ve dereotunu ekliyoruz.

Fırınımızı 190 dereceye ayarlıyoruz. Hamurumuz iki kat kabarınca unlu tezgahın üzerinde iyice yoğuruyoruz ve 36x30 cm'lik bir dikdörtgen açıyoruz ve patates harcımızı hamurun her tarafına eşit şekilde yayıyoruz. Daha önce tarifini verdiğim ceviz ve tarçın dolgulu ekmek tarifindeki gibi katlıyoruz hamuru. Hamurdan iki parmak eninde parçalar kesip yağlı kağıt kapladığımız fırın tepsisine yan yatırarak diziyoruz ve 10 dakika daha mayalandırdıktan sonra fırında 25 dakika ya da üzerleri kızarana dek pişiriyoruz.

4 Nisan 2007 Çarşamba

Melis'imin düğün pastası...

Yok yok iş zannettiğiniz gibi değil (: Melis daha Lise 1'de. Düğün pastasını Melis için yaptım ama okuldaki İngilizce ödev sunumları için. İngilizce dersinde okudukları çok hoş bir roman var adı "Like water for chocolate" . Melis " anne sana bu kadar uygun bir kitap olamaz" demişti çok haklıymış . Hem çok hoş bir öykü hem de bölümlerin başlangıcı ayrı ayrı tarifleri içeriyor ve o bölümün öyküsü de verilen tarifle bağlantılı. Bende Melis'in kitabı kullanmadığı zamanlarda okuyorum. Dünyayı yiyeceklerle algılayan Tita'nın öyküsü var bu kitapta . İşte Melis ve arkadaşı Nazlı'nın sınıfa anlatacakları bölümde bir düğün pastası tarifiyle başlıyor. Melis'te anlatacakları bölüm sonunda sınıfa kitaptaki gibi bir düğün pastası götürürse çok hoş olur diye düşünmüş ve benden bir pasta yapmamı rica etti. İşte Melis'in düğün pastası böylece ortaya çıktı... Bu arada aldığım duyumlara göre pasta keyifle yenmiş dersin sonunda ...
Pastanın yapım aşamalarını aceleden görüntüleyemedim. Ama detaylı anlatmaya çalışacağım. Kekler pişerken ara krema ve şeker hamurunun keke yapışması için kullanılan kremayı hazırlamak gerekiyor. Burada yaptığım kek en fazla bir gün bekleyebilir yoksa tadı piştiği günkü gibi olmuyor. Kekin tarifi Cookies, Muffins and Cakes kitabımdan. Melis'in kitabındaki tarife en uygun bu tarifi buldum ve bu keke Genoise sponge deniliyor. Çok lezzetli ve değişik bir kek.
Düğün pastası
Malzemeler
Keki için:
290 gr. un
8 yumurta
220 gr inceltilmiş şeker ( şekeri robota koyup 1 dakika çekiyoruz)
100 gr eritilmiş tereyağı
Ben pastayı iki katlı yaptığım için 1 tam ölçü kek büyük kalp için , birde yarım ölçü kek küçük kalp için kullandım.
Pastacı kreması
1\2 lt. st
150 gr. şeker
80 gr un
2 yumurta sarısı
1 tam yumurta
1 paket vanilya
1\2 paket krema
Keklerin üzeri için kaplama kreması
1 1\2 su bardağı pudra şekeri
60 gr. tereyağı ( oda sıcaklığında)
3-4 yemek kaşığı süt
Beyaz fondant hamuru
Kekin yapılışı
Fırını 180 dereceye ayarlıyoruz. 22 cm'lik iki kalıbı yağlıyoruz ve unluyoruz. Ya da benim gibi yaparsanız 26 cmlik kalp kalıp ve 20 cmlik küçük kalp kalıp kullanabilirsiniz.
Unumuzu bir kaba üç kere eliyoruz. Yumurtaları ve şekeri ısıya dayanıklı bir kaba koyup, diğer bir kaba da su koyuyoruz ve suyu kaynatıyoruz ve ısıya dayanıklı kabımızı da su dolu kabın üzerine dibi suyla temas etmeyecek şekilde iki kabı da ocağın üzerine yerleştiriyoruz ve düşük ısıya ayarlıyoruz ocağımızı. Yumurta ve şekeri 8 dakika çırpıyoruz ve ocaktaki kabın üzerinden alıp 3 dakika daha çırpıyoruz. Eritilmiş margarini ve unumuzu ekleyerek karıştırıyoruz. Kalıba boşaltıp 25 dakika pişiriyoruz.
Pastacı kremasının yapılışı ( ara kreması)
Süt ve vanilyayı bir kaba koyup kaynatıyoruz.
Diğer kapta yumurtaları ve şekeri karıştırıyoruz iyice. Sütün 1\4'ünü yavaşça yumurtalı karışıma yediriyoruz ve unu ilave ediyoruz. Kalan sütü de ekledikten sonra muhallebi kıvamına gelene dek tekrar pişiriyoruz. Muhallebi soğuduktan sonra kremayı ekleyerek karıştırıyoruz.
Keklerin üzeri için kaplama kreması
Pudra şekeri, tereyağı ve sütü yavaş devirde karıştırıyoruz. Daha sonra hızlı devire alıp kabarıp kıvamlı bir krema haline gelene değin çırpıyoruz.
Pastanın oluşturulması
Kekler soğuduktan sonra ortadan ikiye kesiyoruz ve arasına ara kremamızı yayıyoruz. Ben kremanın üzerine bolca damla çikolata serptim. Üzerine diğer parçayı kapıyoruz ve keklerin üzerini incecik bir tabaka halinde fondant hamurunun yapışması amacıyla diğer kaplama kreması ile kaplıyoruz.
Fondant hamurunu pudra şekeriyle yoğurarak yumuşatıyoruz ve pudra şekeri serpilmiş tezgahta ince açıyoruz ve pastamızın üzerine yerleştiriyoruz. Kenarlarındaki fazlalıkları kesip alıyoruz .

29 Mart 2007 Perşembe

Mısır Çarşısı 7 Numara Ayfer Kaur ve Ayfer'ciğimin tarçınlı portakallı eti

Geçenlerde İstanbul'a gittiğimizde bir günümüzü Mısır Çarşısı'nda kuzenimiz Murat abinin yanında geçirdik. Mısır Çarşısı 7 numarada... Mısır Çarşısı 1660 IV. Mehmet'in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından yaptırılmış ve İstanbul'un en eski kapalı çarşılarından biri. Babamın kuzeni rahmetli Ayfer halacığımın adını taşıyan dükkanda saatlerin nasıl uçup gittiğini anlayamadım. Dükkana gelen onlarla insanlar, turistler, derdine deva arayanlar, şifalı reçeteler isteyenler, baharat kokuları, rengarenk lokumlar, çeşitli çaylar... Eskiden beri süregelen bir gelenek günümüzde de halen devam ediyor, bitkilerlerle hazırlanan doğal ilaç reçeteleri derdinizi söylediğinizde hemen size miktar ve tarifleri ile birlikte sunuluyor.

Ayfer Kaur baharatları ve dükkanın öyküsü 100 yıl öncesine gidiyor ve dükkanın hikayesi şöyle;

Cevat Güçlü, ailesi ile Girit'den geldiğinde, Türkiye'de kullanılmayan şifali bitkileri de beraberinde getirir ve Mısır Çarşısı'nda 7 numaralı dükkana yerleşerek satmaya başlar. Babasından aldığı değerli bilgileri de kullanarak müşterilerine bitkisel ilaçlar ve çeşitli baharatlar sunar. Dükkanına kızı Ayfer'in ismini veren Cevat bey, mesleğini kızına öğretir ve bilgilerini ona aktarır. Ayfer Kaur 30 yaşındayken babası vefat eder. Edebiyat hocası olan Ayfer hanım, Mısır Çarşısı'ndaki tarihi ve aile yadigârı dükkanı korumak istediğinden, eşiyle birlikte aile geleneğini sürdürür. Bugün ise iki oğlu aile geleneğini devam ettirmekte...



Eğer birgün yolunuz Eminönü'ne Mısır Çarşı'sına düşerse bu yüzlerce çeşit baharatı, müthiş atmosferi, baharat ve otlarla ilgili her türlü şifalı tarifleri alabileceğiniz 7 numaraya mutlaka uğrayın derim, uğrayamayacak olanlar ise buradan bilgi alabilirsiniz...






Tarçınlı ve portakallı et



Tarif defterimde bir İstanbul hanımefendisi olan Ayfer halamdan yadigar birçok tarifler var... Bunlar arasından tarçınlı portakallı et tarifini seçtim bugün bloguma koymak üzere.

Malzemeler

1 kg. kuşbaşı dana eti

2 yemek kaşığı tereyağı

2 adet kuru soğan ( uzunlamasına halka şeklinde doğranacak)

2 adet domates ( küp küp doğranacak)

1 kabuk tarçın

4 diş sarımsak ( bütün olarak yemeğe konacak)

2 adet defne yaprağı

1 küçük portkalın kabuğu ( ince ince kibrit şeklinde doğranacak)

1\2 su bardağı su

tuz, karabiber

Yapılışı

Düdüklü tencerede iki kaşık tereyağını eritiyoruz ve etleri bu yağda rengi dönene dek çeviriyoruz.

Doğranmış soğanları tuzla ovalayarak yıkıyoruz ve etlerin içine katıyoruz. Düdüklü tencereye sırasıyla domatesleri, tarçını, bütün olarak sarımsakları , defne yapraklarını, portakal kabuğunu, tuz, karabiber ve suyu ekleyip düdüklümüzün et pişirme süresini ayarlayarak pişiriyoruz.